Kadim Çin’den Hikayeler 3: Mızrak ve Kalkan
Savaşan Devletler (战国 MÖ. 475- MÖ. 221) döneminden devam ediyoruz. Üçüncü hikayemiz dönemin ünlü düşünürlerinden Han Feizi 韩非子' ya aittir. Hikayemiz anlattıklarımızın, söylediklerimizin birbiriyle çelişmemesi gerektiğini öğütlüyor.
Çince aslı:
楚人有鬻盾与矛者,誉之曰:“吾盾之坚,物莫能陷也。” 又誉其矛曰:“吾矛之利,于物无不陷也。”或曰:“以子之矛,陷子之盾,如何?” 其人弗能应也。夫不可能陷之盾,与无不陷之矛,不可同世而立。
Türkçe çevirisi:
Chu ülkesinde bir mızrak ve kalkan satıcısı varmış. Övünerek demiş ki: “benim kalkanım çok sağlamdır, hiç bir şey onu delemez.” Yine kendi mızrağını överek demiş ki: “benim mızrağım çok keskindir, delemeyeceği hiçbir şey yoktur.” Birisi de demiş ki: “Senin mızrağını kullanarak senin kalkanı delemez miyiz?” Satıcı cevap verememiş. Kıssadan hisse, delinmeyen kalkan ile delemeyeceği hiçbir şey olmayan mızrak, aynı anda var olamaz.
Han Feizi, bu kıssayla özellikle sofist söylemlere, tutarsız savunmalara ve içi boş övünmelere karşı eleştirel bir tutum sergiler. Bu hikâye sadece bireysel mantıksal tutarlılık değil, aynı zamanda siyasi söylemlerdeki ikiyüzlülüğe karşı da bir eleştiridir.