Atış Serbest

Ş

Güzel Türkçemizde çok güzel bir ses var. “-Ş” sesi… Tabii ben konunun uzmanı değilim ama bizde hoş karşılanan “destursuz bağa” girme hakkımı kullanarak bu büyülü “-ş” sesinin kulaklarını çınlatacağım. Bu işlevi boyundan büyük “-ş” sesi galiba eklendiği sözcüğü karşılıklı yapılan bir iş haline getiriyor. Mesela “öp-üş-mek”, ” yap-ış-mak”, “sat-aş-mak”, “sav-aş-mak”, “gül-üş-mek”, “sev-iş-mek” gibi… Bilindiği gibi eskiden, gör-üş-tüğü, yaz-ış-tığı bilinen insanlar için “sevişiyorlar” denilirmiş, ne kadar kibar ve zarif. Bugün bu sözcük kabuk değiştiriyor. Bir ses nelere kadir değil mi? Bazen bir cümlenin, kelimenin yapamadığını bir bakmışsınız bir harf yapıvermiş, büyü burada başlıyor.

Neden “-ş” sesinden bahsettim? Çünkü birkaç gündür aklımda “eş” kelimesi var. Buradaki “-ş” nin yukarıdaki “-ş” sesiyle alakası var mı bilmiyorum ama “eş” ne güzel bir söz değil mi? Mesela ayakkabının eşi olur, çorabın eşi olur, eldivenin eşi olur, güvercinin eşi olur kısacası en az iki tane olanın eşi olur; bir de canımız ciğerimiz, karımız kocamız; eşimiz olur.

İşte burada aklımıza Ataol Behramoğlu’nun “Ölümdür yaşanan tek başına/ Aşk iki kişiliktir” dizeleri geliyor.

Anadolu’da yaygındır, insanlar karı veya kocalarını tanıştırırken “kendisi eşim olur ” diye tanıştırır. Karım ve kocam gibi kulağa kaba gelmez, ‘cinsiyetçi’ bir yaklaşımda yoktur, basit ve öz bir ifadedir “eş” ve bir o kadarda anlamlı. Aşk dediğimiz şeyde eşini arama serüveni değil mi? Galiba “eş-it” te buradan geliyor.

Dil, tarih ve coğrafyanın toplamı bir toplumun DNA’sını oluşturur. Eskiden kadın ve erkeğin eş olduğu bir toplum olduğumuzu, dilimizdeki izlerinden takip edebiliriz, örneğin biz “o” zamirini kullanırken “O” nun kadın veya erkek olmasıyla ilgilenmeyiz, çünkü zihnimizde öyle bir ayrım yoktur fakat İngilizce’de erkekler için “he” kadınlar için “she” kullanılır. Çincede de böyle; kadın için “她” (ta) erkek için ise “他” (ta) kullanılır. Sesler aynıdır ancak karakterler farklıdır. Belki konuşurken ayrım yapmamalarına rağmen bir “ihtiyacın” sonucu olarak farklı karakter kullanmışlardır. Japonca’da da benzer bir durum vardır. O zamirinin kökünü 彼 (kare) kanjisi oluşturur ve ‘O (adam)’ anlamındadır, bu kök kanjiye kadın anlamına gelen 女 (onna- kadın, eş, dişi) kanjisi eklendiğinde 彼女 ‘kanojo- O (kadın)’ zamirini elde ederiz. Buna karşılık Moğolca’da da Türkçe gibi ‘O’ kişi zamiri için tek ses kullanılıyor: тэр (ter).

Bilmeden konuşma hakkımı kullanıyorum; kurumsallaşmış göçebe toplumların dillerini araştırsak büyük oranda benzer bir sonuç çıkar; kadın ve erkek eşitliği. Hem de öyle lafta değil direk kafalarda, düşünme tarzında, hakiki ve sıcak!

Ah güzel Tükçe, yüzyıllarca inkâr edildin ama hala ne büyüksün! Dert görmeyesin. Uzun lafın kısası “eşinizi” bulduğunuzda onun peşini bırakmayın. “Ş” sesini de unutmayın, odur bizi bir araya getiren, birleŞtiren.